9 Eylül 2017 Cumartesi

Ne Demek 31?

Hayatta bazı şeylerden kaçış yok! Eskiden yaş mevzusunu hiç dert etmezdim ama son 2 senedir yaşlanıyor muyum ben ya diye triplere giriyorum doğum günlerimde :( Açıkçası yaş almaktan ziyade zamanın gittikçe hızlı bir şekilde geçmesi beni korkutuyor, sanki hayatta bazı şeyleri ıskalıyormuşum gibi hissediyorum.



Mesela geride bıraktığım 30 yılda neleri yapmadım içimde ukte kaldı diye düşününce aklıma ilk gelenler şunlar:
  • bisiklet sürmeyi öğrenemedim hala - hikayesini daha önce anlatmıştım, üşendim tekrar yazmaya.
  • hiç uçurtma uçurmadım.
  • işini ilk sıraya koyan insanlardan hiç olamadım - bundan pişman mıyım hala emin değilim :)
  • hayatımın ilk 20 yılında çok hırslı bir insan olsam da son 10 yılda koy g.tüne gitsin modunda takıldım. Bu durum artık beni rahatsız etmeye başladı mı derseniz sanırım evet.
  • hala çocuk doğurmadım, yakın zamanda da bu fikre hazır olacağımı sanmıyorum. Ama bir yandan da yaşım geçiyor mu diye dert etmeye de başlamadım değil. İkircikli bir durum yani..
  • bir de hala tezimi yazamadım 😔
Peki neler yaptım- iyi ki de yaptım:
  • Ailemle çok güzel vakit geçirdim hep, ne kırdım ne kırıldım 💛
  • İstediğim üniversiteyi kazandım, çok güzel bir öğrencilik hayatı yaşadım.
  • Aşık oldum, sevdim, sevildim, evlendim 💕
  • Sevdiğim işi yaptım.
  • Kendimi hep sevdim - çok güzel ya da akıllı olduğum için değil, mutlu olmanın ilk şartının bu olduğuna inandığım için.
  • Çok iyi arkadaşlar edindim, binlerce km uzakta olsalar bile yokluklarını hiç hissettirmeyenlerden hem de.
  • Okudum, gezdim, gördüm.
  • Beklemeyi, sabretmeyi öğrendim.
Bakalım yeni yaş neler getirecek, seneye bu zamanlar gelişmelerden haberdar ederim sizi 😉



23 Ağustos 2017 Çarşamba

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.
Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.
                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 
                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

12 Mart 2017 Pazar

Son Günlerdeki Merakım : Sesli Kitaplar (Audiobooks)

Sanırım yaş aldıkça insanın önyargıları bertaraf oluyor. Eskiden kişisel gelişim kitabı okuyanlara anlam veremeyen, best sellerlardan uzak duran, kitap okurken illa elim kağıda değecek ne o öyle kindle falan diyen biri iken bu dediklerimi tek tek yuttum. Hala bazı türleri okumuyor olsam da artık düşüncem tek insanlar bir şeyler okusun da ne olduğu önemli değil :) E-kitaplar ise özellikle işe servisle gittiğim dönemde en büyük dostum oldu. Teknoloji sağolsun, göz yormadan saatlerce okumanıza imkan veriyor. Ama yine de eskisi kadar kitap okuyamıyorum, ve bu beni çok üzüyor. Son zamanlarda bir arkadaşımın önerisi üzerine sesli kitaplara şans verdim. Ofiste zihni meşgul etmeyen ıvır zıvırlarla uğraştığım her an, evde ufak tefek işlerle oyalanırken ya da yürüyüş yaparken kulaklıklarımı takıyorum ve merak ettiğim kitapları dinliyorum. Tabi ki bu fikre de ilk başta mesafeliydim ama hiç kitap okumamaktan iyidir diye düşündüm.

Maalesef Türkçe sesli kitaplar sayıca az ve daha çok klasik eserler seslendirilmiş. Çeşitli Youtube kanallarında bu içerikleri bulmanız mümkün.  Eğer İngilizce ya da farklı bir yabancı dilde hazırlanmış sesli kitapları dinlemek isterseniz, alternatiflerinizin daha fazla olacağını da hatırlatırım.

Eğer Kafka'nın eserlerini hiç okumadıysanız, Okan Bayülgen'in seslendirdiği bir kaç sesli kitap internette mevcut. Son günlerde Stefan Zweig oldukça popüler, kim etti bilmiyorum ama ben ilk kez A. nın bana hediye ettiği bir kitapla tanımış ve neredeyse tüm eserleri ard arda okumuştum. En sevdiğim kitaplarından biri olan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun çok güzel bir şekilde seslendirildiği sesli kitabı tavsiye ederim.



Ayrıca Martian'ın da çok başarılı bir sesli kitap versiyonu mevcut. Mutlaka göz atın derim.


Daha fazla sesli kitap için çeşitli iOS ya da Android uygulamalarını ve audible ı da kullanabilirsiniz.

Sizin de önerebileceğiniz sesli kitap kaynakları var ise yorumlarda belirtirseniz, çok sevinirim :)

2 Mart 2017 Perşembe

Sinameki Kürü Nasıl Yapılır?

Sinameki kürü uygulayarak, daha hızlı saç uzamasını sağlayabilirsiniz. Sizlere vereceğimiz sinameki maskesinin saçlarda uzatıcı etkisi olduğu pek çok kadın tarafından denenmiş ve onaylanmıştır. Bu kür ile saçlarınız ayda 4-5 cm kadar uzayacaktır. Saçların normal şartlarda ayda 1 cm uzadığını varsayacak olursak sinameki kürünün saçlarda ne kadar etkili olduğunu tahmin edebiliyorsunuzdur.

Sinamekinin Saça Faydaları Nelerdir?

Sinameki kürünü saçınıza düzenli bir şekilde kür olarak uyguladığınızda, saçınızı hızlı uzatmasının yanı sıra saçınızın çok daha canlı görünmesini sağlar. Saçı güçlendirir, kırıklıkların önüne geçer ve saç tellerini onarır.


Uzun saç kürü, saç uzatıcı kür ve saçı hızlı uzatma kürü arayan herkese sinameki kürünü öneriyoruz.

Sinameki Kürünün Hazırlanışı ve Uygulanışı



Sinameki Kürü İçin Gerekli Olan Malzemeler;

     1 tutam sinameki
     1 çay bardağı su
     Yeteri kadar badem yağı
     1 adet bemiks ampul
     Başka eklemek istediğiniz doğal yağlar

Sinameki Kürünün Hazırlama Aşaması;

·         1 çay bardağı suyu cezveye doldurun ve ocağa koyun. Suya 1 tutam sinamekiyi ekleyin ve kaynayana kadar, orta ateşte bekleyin.

·         Kaynamaya başladıktan 1 dakika sonra ocağı kapatın ve 5 dakika boyunca demlenmesini bekleyin.

·         5 dakika sonra, demlenen sinamekiyi süzün ve yeteri kadar badem yağı ile 1 adet bemiks ampulü ekleyin. Eklemek istediğiniz başka doğal yağlar var ise onları da ekleyebilirsiniz. Ör: Zeytinyağı, argan yağı vs.

·         Artık kürümüz, saçlara uygulanmak üzere hazırdır.

Sinameki Kürünün Saça Uygulama Aşaması;

Sinameki kürünü saçlarınıza ellerinizle masaj yapar bir şekilde uygulamanız gerekiyor. Ellerinizle saç diplerini hissetmeli ve kürü tüm saçınıza, saç derinize kadar uygulamalısınız. Uygulama işlemi yaklaşık 10 dakika yeterlidir. Sonrasında bu karışımın saçınızda beklenen etkiyi gösterebilmesi için 4 saat kadar beklemeniz gerekiyor. 4 saat sonrasında, saçınızı ılık suyla durulamalısınız.

Sinameki Kürü İle İlgili Diğer Önemli Notlar;

     Bu kürü 8 hafta boyunca haftada 1 defa olarak uygulamanız gerekiyor. Sonrasında ise saçlarınızın dinlenmesi için 2 hafta ara vermelisiniz.

     Kürün daha etkili olmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için kürü saçınıza uyguladıktan sonra, bekleme süresi boyunca saçınıza hijyenik bir poşet, sıcak havlu ve benzeri sarmanız yeterlidir.

     Saçlarınız kuruysa, bu küre menekşe yağı ve Hint yağı da eklemenizi öneriyoruz.


Konuk Yazar: Aloe veralı saç maskesi

9 Aralık 2016 Cuma

Watsons boykotu!

Olanlardan hepiniz haberdarsınızdır. Yaptıkları densizlik değil suç olmasına rağmen hala kuyruğu dik tutmaya çalışan, adını bile telaffuz etmek istemediğim bu firmanın bundan sonra önünden bile geçmem, hiç bir ürününü almam ya da blogumda yer vermem.

Kadına - çocuğa karşı her türlü şiddetin ve tacizin bu kadar yaygın olduğu bir ortamda vicdan yoksunu açıklamalarından ve süreç yönetimlerinden dolayı kendilerini kınıyorum!!!

29 Kasım 2016 Salı

Cilt Bakımıma Yeni Eklenen Ürünler

Ankara soğuğunun yüzünü göstermeye başladığı şu günlerde cildimin kurumasını ve pul pul görünmesini engellemeye yönelik yeni ürünler aramaya başladım.

Fakat bu sefer bir uzmandan akıl aldım ve dermatoloğun tavsiyesi üzerine kuru ama akneye meyilli yorgun görünümlü cildimi canlandıracak ve yoğun şekilde nemlendirecek iki yeni ürünü cilt bakım rutinime ekledim.



Bunlardan biri yüz temizlemede kullandığım Dermoskin Facial Cleansing Yüz Temizleme Köpüğü. Benim gibi kuru ciltli insanların en muzdarip olduğu konu yüzlerini germeden işini yapan bir yüz temizleme ürünü. Bakalım bir kaç gündür kullanıyorum, etkilerinden ileride bahsederim.



Diğer ürün ise yine aynı markaya ait Dermoskin Topicalbiotin T Yoğun Nemlendirici Bakım Kremi. Ciltte oluşan kuruluğu giderip cildi rahatlatan ve koruyan bu kremi ise özellikle kuruluktan kaşınan ya da pul pul olan yanak, çene ve el gibi hassas ve tahrişe müsait bölgelerde ihtiyaca göre kullanıyorum, yoksa günlük nemlendirmeye uygun bir ürün değil.

Ben ürünleri eczaneden aldım ama pişman oldum açıkçası. Çünkü internet sitelerinde daha uygun fiyatlara buldum. Eğer memnun kalırsam severek alışveriş yaptığım ve bu zamana kadar sorun yaşamadığım www.turuncukasa.com sitesinden daha ucuza alma niyetindeyim.


4 Kasım 2016 Cuma

Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakım Ürünleri İçin Yves Rocher'ye Göz Atın!

Eskiden tek derdim cildimi nemli tutmak ve kuruluktan muzradip bölgelerin pul pul dökülmesini engellemekti. Ama 30'lu yaşlara merhaba dememle birlikte yaşlanma karşıtı cilt bakımı daha fazla ilgimi çeker oldu.

Her ne kadar cildime iyi bakmaya çalışsam da düzensiz beslenme ve gerek iş gerekse günlük hayatta yaşadığım stresten olsa gerek cildimin daha da hassaslaştığını ve cansız göründüğünü düşünüyorum. Neyse ki kırışıklıklarım dert edilecek seviyede değil, henüz sadece göz altlarımda ince çizgiler mevcut.

Uzun zamandır ten makyajını özel günler haricinde tercih etmeme rağmen gözeneklerimin daha büyüdüğünü ve cildimin nefes alamadığını hissediyorum bazen. Neden cildimde bu kadar sorun yaşıyorum diye İnterneti didik didik aradım. Meğer cildimizin durumunu etkileyen ne çok faktör varmış. Mesela hava kirliliği, zorlu hava şartları, yorgunluk ve stres, cildin oksitlenmesine ve ışıltısını kaybetmesine neden oluyormuş. Açıkçası cildimin daha canlı görünmesi için ten makyajıyla geçici çözümler elde etmek yerine cilt bakım serumları ile kalıcı sonuçlar almaya niyetliyim.


Bu konuda deneyeceğim ilk ürün ise Yves Rocher Elixir'in yeni gençlik serumu. Bu serumu tercih edecek olmamın iki nedeni var biri: afloya özü içermesi ve detoks etkili olması.

Peki afloya cilt bakımı için neden önemli?  Afloya bitkisinin yapraklarının kalbinde Afloyol diye bitkiyi oksitlenmeye karşı koruyan ve bitkinin dış etkenlere karşı direnç göstermesini sağlayan bir molekül buluyor. Cilt bakım ürünlerinde kullanılan afloya özü ise cilt yapısının onarılmasına ve kırışıklıkların azalmasına yardımcı oluyor.

%94'ten fazla doğal içeriğe sahip olan Yves Rocher Elixir'in yeni gençlik serumunu seçmemin diğer bir nedeni de 28 Ekim-30 Kasım tarihleri arasında bu ürünün kampanyalı fiyatı ile satılıyor olması.

Siz de cildinizi zorlu hava şartlarından ve stresten korumak istiyorsanız, Yves Rocher Elixir'in yeni gençlik serumuna bir şans verebilirsiniz.

25 Ekim 2016 Salı

H&M Beauty Pure Radiance Powder Blusher #Pale Pink


H&m markasına ait tek kozmetik ürünüm sanırım artık bulamayacağımız bir seriden çünkü sitesinde bulamadım. Ama bu serinin krem allıkları hala yer alıyor. Ben indirim zamanı 10 TL'ye almıştım bu arada.

Üründe dikkatimi ilk çeken şık ve köşeli ambalajı oldu.  Tabi ambalajı uzaktan bakınca güzel dursa da kalitesiz olması fiyatını göz önüne alınca normal. Ama keşke kapağın iç kısmına bir ayna yerleştirselermiş dedirtmedi de değil.

Kendime pek pembe allık yakıştıran bir insan değilim aslında. Bu renkleri açık tenli insanlara uygun bulsam da ince yapısı ve mat olması nedeniyle bu allık sayesinde pembe renklerle barıştım diyebilirim.

Çok pigmentli bir ürün değil - ki bu benim için dezavantaj değil çünkü hızlı makyaj yapacağım diye elimin ayarı olmuyor bazen :) Kalıcılığı zayıf, 2-3 saat sonra tekrar tazelemeniz gerekebilir. Yanaklara doğal bir renk vermesi ve mat olması nedeniyle elim sıkça gidiyor bu ürüne. Günlük makyajı kapatıcı, renkli nemlendirici ve maskaradan ibaret olan bendeniz için ideal bir ürün kısaca.

4 Ekim 2016 Salı

Concealer Dosyası: Bourjois Radiance Reveal Concealer #2

Geçenlerde severek kullandığım bir kapatıcıdan bahsedeceğimi söylemiştim. İşte ilkbaharın ortasından beri severek kullandığım Bourjois Radiance Reveal concealer!



Biliyorsunuz kapatıcı arayışım bitmiyor. Artık morluklarımla yaşamayı öğrenmeye başladım ve orta kapatıcılık sağlayan ürünler ile yaşamaya alıştım. Yaş da 30 olunca Mac Prolong Wear ya da Estee Lauder Double Wear gibi kapatıcılarımı zor günlere sakladım :)

Özellikle kışın ve mevsim geçişlerinde göz altlarımı nemli tutacak kapatıcıları seviyorum. Bu konuda favorim Skinfood Salmon Dark Circle Concealer ama boyutu büyük çabuk bitmiyor hem de taaa Korelerden alıyorum diye başka alternatifler aradım. Bu konuda Note Mineral kapatıcının da hakkını vermeliyim. O da göz altlarını kurutmayan bir yapıda ama en koyu rengi bile bana biraz açık olduğundan ten makyajı yapmadan kullandığımda çok abes kaçıyor.

Neyse gelelim bırakın göz altlarını kurutmayı, tüm gün boyunca kadife gibi hissettiren bu ürüne. Tamam abartmayım ama prolonweardan sonra bu tabir pek normal :)

Bourjois benim ürünlerini oldum olası sevdiğim marka. Healthy Mix Fondoteni ve kapatıcısını severek kullanmıştım ama maalesef ülkemizden çekildi.
Bourjois Radiance Reveal concealer ise orta kapatıcılık ve 24 saat nem vaat eden bir ürün. Tabi ki 24 saat göz altımda kalmadı ama benim her kıştan bahara, bahardan yaza dönüşlerde göz altlarımın iyice kuruması sorununu tetiklemedi. Kalıcılığı ise gayet tatminkar olsa da gün içinde 1 kez tazeliyorum genelde, ama asla cakey bir görünüme neden olmuyor. 
Ben günlük hayatta kapatıcıları pudra ile sabitlemiyorum. Haliyle çizgilere dolma oluyor ama bu üründe minimum seviyedeydi diyebilirim.
Ürünün eksilerinden bahsedecek olursak renk çeşidinin azlığı ilk sırada gelebilir. Tabi ülkemizde satılmaması ve SPF içermemesi de ayrı sorun.
Yaklaşık 7-8 pound gibi uygun bir fiyata satılan bu kapatıcıya denk gelirseniz bir şans vermenizi öneririm. Eğer orta kapatıcı olması ile yetinebilirseniz szii günlük hayatta memnun edecektir.

30 Eylül 2016 Cuma

Elektrikli Saç Fırçaları İşe Yarıyor Mu?

Elektrikli Saç Fırçası

Son zamanlarda her ig hesabında yukarıdaki görseldeki ürünün gizli ya da aleni reklamları yer alıyor. Takdir edersiniz ki her türlü ıvır zıvıra meraklı olan ben bu ürünü almıştım ki iyi ki almışım. Bunu dememin nedeni aman ürün çok iyi falan demek değil ha, yanlış anlaşılmasın. İyi ki aldım diyorum çünkü ben 10-11 dolar ödeyerek ücretsiz kargo ile ebayden geçtiğimiz Ocak ayında aldım. Fakat bizim uyanık satıcılar 30 tlden aldıkları bu ürünü 100-150 TL'den satıyorlardı. Ama şu an insafa gelmiş olacaklar ki 45-50 TL'ye kadar düşmüş fiyatlar gittigidiyor ve n11de.

Kısa kes sadede gel diyorsunuz farkındayım o nedenle ürün hakkındaki bilgi ve yorumlara geçiyorum hemen :)


Elektrikli Saç Fırçası

O zaman ürünün özelliklerinden ve düşüncelerimden  bahsedeyim:
  • 230 dereceye kadar ısınabiliyor.
  • LCD göstergesi var.
  • Epey uzun bir kablosu var.
  • Fırça üzerine yer alan kırmızı topçuklar kafanız yanmasın diye. Seninkilerin bazıları neden kopuk derseniz çünkü saçınızı iyice açmadan bununla tarayım derseniz kopuyorlar bir de dandikler :) Bu durumda daha dikkatli olmanız, kafa derinizle fazla temas ettirmemeniz lazım.
  • Saçı düzleştiriyor mu derseniz, evet ama bir saç düzleştiricisi kadar değil!
  • İyi sonuç almak için tamamen kuru saça uygulayın.
  • Bence düzleştirici kadar zarar vermiyor.

Peki ben nasıl kullanıyorum:
Öncelikle saçlarım kıvırcık. Duştan sonra saçlarımı kuruttuğumda saç düzleştirici de olduğu gibi küçük tutamlara ayırıp düzleştiriyorum. Uğraşılmamış, hacimli ve kontrol altına alınmış saçlarım oluyor. İşlem toplam 15-20 dakika sürüyor.
Eğer saçımı toplayacaksam, saçlarımı kontrol altına almak için saçlarım kuruyken tarak niyetine kullanıyorum. Kulak hizamdan saçlarımı iki ayırıyorum alt kısmını ayrı üst kısmını ayrı tarıyorum. Çabucak hazırlanmam gereken günler kurtarıcım oluyor.

Almalı mı almamalı mı?
Amacınız dümdüz saçlar ise almayın.
saç düzleştiricim var ama her gün kullanmak istemiyorum ama saçlarımı da şekillendiremiyorum diyorsanız, alın.
45 TL ve daha ucuza bulursanız, alın.